Kader Anı
Her insanın içsel yolculuğunda bir kader anı vardır. Bu kader anı solunumuna dikkat ederek bilinçli olarak nefes alıp verişini değiştirdiği ilk andır. Doğduğu andan beri nefes alıp vererek yaşamda kalmayı başarabilen kişi, özel bir dikkat oluşturup nefes aldığının, yaşadığının, tesir alıp verdiğinin farkına varabildiğinde bütün yaşamının akışını değiştirir. Bu ana gelinceye kadar nefes onu kontrol etmektedir, ama farkındalık anından itibaren o nefesini kontrol etmeye başlar.
Kendinizi otomatizmal süreçten kurtarmak için önce nefesinizi otomatik pilottan çıkarmanız gerekir. Nefesinizi / nefs’inizi kontrol etmeye başladığınızda göreceksiniz ki beraberinde yaşadığınız sürecide kontrol etmeye başlamış olacaksınız.
şimdi bu yazıyı okurken bunu deneyin. Bilinçli olarak nefesinizi kontrol edin. Derin bir nefes alın, biraz tutun ve yavaşça verin. Bunu varlığınızın ihtiyacı karşılığı kadar yapmak yerine, derinliğine ve hızına siz in karar vereceğiniz nefes alış verişleri oluşturarak yapın. Biraz bekleyin, isterseniz beklemeden verin ama bunun ne kadar olacağını siz kesinlikle siz belirleyin. Bunu yapmaya başladığınız andan itibaren nefes alış verişlerinizi kontrol ettiğiniz ve kendi çalışma düzeninden ayırdığınız için otonom sisteme yeni emirler vermiş ve yeni arayışlar sonucu olarak varlığınızda yeni oluşumlar başlatmış olacaksınız.
Siz algınızı nefesinize vererek ve belli bir farkındalıkla kontrol etmeye başladığınızda yüksek bilinciniz tutuşmaya başlar. “Ben nefes alıyorum farkındayım” sözü bile bedeninizde yıldırımlar dolaşmasına sebebiyet verebilir. Bunu yaptığınızda bütün kanallarınızı açmış, bedeninize daha fazlasını yüklenmesi ve çalışma performansını yükseltmesi için emir vermiş olursu nuz.
Her nefes aldığınızda içinizde gelişen süreci tanımlamak da sizin içsel yolcuğunuzu hareketlendirir. Bunu daha iyi anlayabilmek için elinizde ışığın gücünü yükseltip alçaltabilen bir reosta ayar düğmesine sahip olduğunuzu düşünün. Düğmeyi çevirmeye başladığınızda ampulün mum ışığından güneş ışığına kadar kuvvetlendiğini düşünün. şimdi ayar yapan düğmenin diyaframınız olduğunu bilerek, yavaşça, derin ve uzun bir nefes almaya başlayın. Nefes derinleştikçe bedeninizdeki tüm hücrelerinin ampulleri yanmaya ve ışık vermeye başlar. Nefes alışınızın sonuna geldiğinizde bütün hücreler en parlak ışıklarını yakmış olurlar. Vücudun bütün hücrelerin ışıklarını yakmaları, bir şehirde bütün evlerin yavaşça ışıklarını yakmaları ve topluca söndürmeleri gibidir. Her nefes alış verişinizde bedeninizde bunlar olur. Yüksek bir enerji tepe noktaya kadar çıkar ve sonra artık enerji dışarıya topraklanır.
Siz nefes alış verişinizin yarattığı realite hakkında düşünerek standart nefes alış verişlerinizi değiştirdiğiniz de otonom sinir sistemi ve hormonal sistem üzerinde tesirler yaratarak yeni duygu ve düşünce oluşumları başlatmış olursunuz. Beyin sinir hücreleri her yeni tesirde yeni snapslar yaratarak birbirlerine yeni bağlantılar ve yollar oluştururlar. Bu olduğunda iç dünyamızda yeni arayışlar, yeni arzular, yeni çekilimler başlar. Yeni niyetler oluşturur ve bunların oluşması için enerjimizi harcamaya başlarız. Oyun alanımıza giren ve yarattığımız realiteye çekilen kişilerle yeni temaslara başlarız. Her şey tetiklenir ve her şey değişmeye başlar. Bir şey değişmiştir ama her şeyi değiştirmeye başlamıştır.
Solunumunuzun ritim ve derinliğini değiştirdiğinizde bütün hücrelerinizin bu değişme ayak uydurmaya başlaması sonucu yeni paradigma yaratarak s onsuz potansiyellerinizi ortaya çıkarmaya başlarsınız. Bunun oluşabilmesi için artık nefesin sizi kontrol etmesi yerine, sizin nefesinizi kontrol etmeye başlayacağınız kader anını yaşamanız gerekir.
şimdi hemen bir kader anı yaratarak ve kendi isteğiniz doğrultusunda nefesler alış verişleri başlatabilirsiniz. Kader anı oluşturduğunuzda farkındalığınızı ortaya koyarak varlığınızı bir üst boyuta taşıyabilicek bir kuantum şıçrayışı oluşturabilirsiniz.
mustafa kartal
www.nefesteknik.azbuz.com
Etiketler: sağlık, sağlık haberleri, ses teknikleri
Son Yorumlar