Posa miktarı yüksek olan bulgurun, mide ve bağırsak kanserini önleyebildiği belirtiliyor. Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü Araştırma Görevlisi Mustafa Bayram, besinlerin bir bölümünün bağırsaklarda emilerek metobolizmaya girdiklerini belirtip, “Bağırsaklarda bu besinlerin iyi emilmesi için taşıyıcı diyebileceğimiz selülozik yani, fiber yapının olması gerekir” diyor.
Çok yüksek besinsel değerlere sahip bir gıda yenilse bile, fiber yapı olmazsa besinlerin pek çoğunun emilmeden vücudu terk edeceğini kaydeden Bayram, “Bulgurun içerdiği posa, yani kepekli kısım bu nedene çok önemli. Posanın kan değerini ve yağlarını düşürücü etkisi yanında, mide ve bağırsak kanserini önleyici yönü de bulunur” diye konuştu.
Bayram, 100 gram bulgurda 1,3 gram posa bulunduğunu, köy tipi bulgurun ise bu yönü ile daha güçlü olduğunu söyledi.
Read the rest of this entry »
Çağımızın en önemli hastalıklarından biri olan kanserin hangi yaşta ve ne zaman ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor. Ancak özellikle kanser ve beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişki insanların beslenmelerine ne kadar çok dikkat etmeleri gerektiğini gösteriyor. Uzmanlar, aşırı besin tüketimi ve şişmanlığın kanser riskini artırdığı konusunda birleşiyorlar. Şişmanlık, erkeklerde bağırsak ve akciğer, kadınlarda ise hormonlarla ilgili kanserleri (göğüs, rahim, yumurtalık, tiroid bezi tümörleri) özellikle desteklemektedir.
Yağlar
Genelde, yağların kanserle olan ilişkilerinde, yağın cinsi ve miktarı önemlidir. Linoleik asit düzeyi yüksek olan bazı sıvı yağlar (ayçiçek, mısırözü, pamuk yağları vb) kanser oluşumunu desteklerler. Bunun nedeni, kızartma sürecinde ortaya çıkan peroksitlerin DNA hasarına yol açmalarıdır.
Sıvı yağların hidrojenle doyurulması ile yapılan margarinler, işlem sırasında ortaya çıkan ve doğal olmayan ‘trans yağ asitleri’ nedeniyle, kanser oluşturma açısından daha da tehlikelidirler. Buna karşın, balık yağında ve bazı sebzelerde bulunan omega-3 yağ asitleri, kansere karşı koruyucu etkinlik göstermektedir. Balık yağlarının, insanlarda ve hayvanlarda prostat, göğüs, melanoma, fibrosarkoma ve bağırsak kanserlerini önledikleri bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Omega-3 yağ asitleri, ayrıca, vücudun bağışıklık sistemi hücrelerini koruyarak da kanser oluşumuna karşı direnci artırmaktadır. Dolayısıyla, kanser açısından risk altında olan kişilerin, özellikle bitkisel sıvı yağ tüketim miktarını mümkün olduğunca azaltması, margarin kullanmaması, buna karşın balık yağı tüketimini artırması önemlidir. Tereyağı, içerdiği butirik asidin kanser önleyici etkilerinden dolayı, risk altında olan kişilerce sınırlı miktarda kullanılabilir.
Read the rest of this entry »
Son Yorumlar